22 Temmuz 2010 Perşembe

Galatasaray – Fenerbahçe Hazırlık Maçına Dair


* Aykut Kocaman’ın hazırlık maçını Frank Rijkaard’a göre ciddiye aldığı bir gerçekti. Sahaya çıkan ilk 11’lere göz attığımızda bunu açıkça görmek mümkündü. Fenerbahçe zaten oturmuş olan oyunculara sadece iki yeni oyuncu dahil etmişken, Galatasaray takımın yarısını tamamen yeni oyunculardan oluşturmuştu. Frank’in görmek istediği yeni oyuncuların nasıl bir performans sergileyeceğiydi.

* Selçuk’un erkenden oyundan atılması iki takımı sağlıklı olarak değerlendirebilmemizi engelliyor. Fenerbahçe bir kişi eksik oynamasına rağmen sahadaki oyuncular bağlamında daha oturmuş bir takım olduğundan maçı kazanmasını bildi. Galatasaray ise kendi içinde daha önce böyle ağır bir deneyimi yaşamamış Musa Çağıran, Mehmet Batdal gibi isimleri cesurca sahaya sürmüştü.

* Fenerbahçe’nin eksik olması önümüzdeki sezon nasıl bir oyun oynayacaklarını görmemize engel olmuş gibi görünebilir. Ama aldıkları ve almayı düşündükleri oyuncuları göz önüne aldığımızda geçtiğimiz sezonlarda temposuz ve daha çok ayağa pasla oynayan bu takımın daha tempolu, hızlı ve daha hücumcu varyasyonlar içinde olacağını düşünüyorum. Ama birkaç yıllık sistem alışkanlığının mevcudiyeti nedeniyle yeni oyun sisteminin bir anda yürürlüğe konması o kadar kolay olmayacak. Fenerbahçe bir süre bunların sıkıntısını yaşayacaktır.

* Galatasaray ise dünkü oyunu itibariyle geçtiğimiz sezona göre daha çok koşan, mücadele eden bir takım örgüsünde olacağının işaretlerini verdi. Söz konusu mücadelecilik öğesine daha fazla yaratıcılık ve zeka eklediklerinde ise bu işin kaymağını yiyebilecek gibi görünüyor. Dün bu yaratıcılık işinin sadece Arda’ya kalması sağlıklı bir öngörüyü imkansız kılıyor.

* Fenerbahçeli oyuncular dahil olmak üzere sahanın yetenek ve sorumluluk anlamında açık ara en iyi oyuncusu Arda’ydı. Arda’da bazı değişimler gözlemek mümkün. Çok çalıştığı belli oluyor. Özellikle şutlar ve duran toplar konusunda. Ama canımızı sıkan bir numaralı huyunu hala devam ettiriyor. Bu bence Arda’nın en kötü ve en başarısız yönü. Çevresi 3-4 oyuncu ile çevrelendiğinde ve diğer arkadaşları müsait olduğunda gerekli pası çıkaracağına hala çalım atmanın derdine düşüyor ki dün ceza sahasında çok kritik pozisyonları aynı huyu nedeniyle heba etti.

* Lorik Cana an itibariyle hazır olmadığından Galatasaray orta sahasının yapabileceklerini konuşabilmek güç. Geçen sezon Galatasaray’ın en zayıf karnının orta saha olduğunu biliyoruz. O noktada büyük bir sıkıntı var. Lorik Cana’nın varlığı orta sahayı defansif anlamda güçlendirecektir ama Mustafa Sarp, Ayhan, Barış, daha genç olması nedeniyle Musa Çağıran’ın orta sahadaki ilgili ihtiyaca cevap verebileceklerini sanmıyorum. Bu yüzden orta sahaya bir tane kaliteli box to box oyuncusunun alınacağını biliyoruz. Ayrıca gelecek vaad eden bir forvet ile yine gelecek vaad eden ofansif bir orta saha oyuncusunun alınacağını tahmin ediyorum. Bu üç oyuncu da yabancı olacak. Eğer Elano gönderilirse orta üçlünün Cana – Yeni Box to Box – Arda ya da yeni alınan ofansif orta sahadan oluşacağı muhtemel. Ama Sarp, Akman, Çağıran, Özbek gibi isimler ne kadar alternatif olabileceklerdir orası soru işareti.

* Mehmet Batdal’a her şeye rağmen umutla bakabildiğimi söylemeliyim. Takımı için ileride bir şeyler yapabileceğini düşünüyorum. Ayağına hakim, kendisine top geldiğinde hiç bekletmeden arkadaşlarına aktarabiliyor ve hareketli oynamasını biliyor. Tecrübe ve son vuruşlarda sıkıntısı var.

* Yeni transferlerden en çok Serdar Özkan’ı beğendim. İlk yarı sağ kanatta yokları oynamasına rağmen ki bunda Arda’nın sol kanatta olması nedeniyle tüm ipleri eline almasının büyük etkisi vardı, ikinci yarı sol kanada geçince önemli işler yaptı. Tek sıkıntısı bitirici pasları yapamamasıydı.

* Bazı arkadaşlarımız Galatasaray’da Ufuk’a şans verilmesi gerektiğini düşünüyor olabilirler. Ama dün izlediğim Ufuk’a bakınca Galatasaray’ın bu tarz bir kaleci ile bu yıl başarılı olabilmesi mümkün değil. İki yıldır lig tablosunun hiç yakışmayacak noktalarında yer alan Galatasaray’ın bu yıl aynı sıralamaya tahammülü olduğunu sanmıyorum. O yüzden ‘ileride iyi kaleci olacak’ lafının bir kenara bırakılarak Galatasaray gibi bir takımın oldukça kaliteli bir kaleciye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu aynı zamanda önündeki takım arkadaşlarına ekstra güven verecektir.

* Galatasaray’ın ısrarla kanatları kullanması ve ortadan delmeyi fazla düşünmemesi oyun kurgusuna ışık yakıyor. Geçen senenin bazı sıkıntıları hala devam ediyor. Bunlardan ders çıkartılması gerekirken Rijkaard’ın hala aynı hatalara düştüğünü düşünebiliriz. Bazı spor yazarları öyle düşünüyor da. Ama şunu soruyorlar mıdır acaba kendilerine? Rijkaard’ın an itibariyle elindeki oyuncular bunlardı. Neill, Kewell, Pino, Baros ya da satılmazsa Elano gibi oyunculardan yararlanabilme imkanı yoktu. Sırf bu hazırlık maçına ve eldeki oyuncularıyla maça çıkışına bakarak Rijkaard’ı yerden yere vuran spor yazarlarına tanıklık etmek oldukça komik ve acı. Siz de takdir edersiniz ki demin saydığım isimlere üç yabancı isimin daha ekleneceğini düşünürseniz, dün sahada olan Galatasaray ile ilerideki Galatasaray’ın arasında dağlar kadar farklar olacağını tahmin edebilirsiniz. Ama liglere bir aydan az bir zaman kalmışken bu uyum nasıl sağlanacak soru işareti..

* Yeni Galatasaray’ın nasıl oynayacağı konusunda ipuçlarını hazırlık maçlarında almıştık zaten. Galatasaray daha fazla koşacak, daha fazla mücadele edecek, artık ön bölgede basacak. Bunu yaparken orta sahada çok iyi pas trafiği yakalaması gerekecek ki Cana’ya eklenecek yeni transferleri buna bir cevap olarak düşüneceğiz. Galatasaray bunu yaparken sık sık kanatları kullanacak. Bu yüzden kanat bölgelerinin oldukça alternatifli olması gerekiyor. Pino’nun varlığı soru işareti olsa da hızı, rahat adam geçmesi ve topla rahat süratlenmesi gibi özellikleriyle kanat etkinliklerine bir etkide bulunacağı muhtemel. Serdar Özkan, Kewell, Arda Turan gibi seçenekler de ortada.

* Kaleciyi ve defans bölgesini bilemem ama Galatasaray’ın ideal orta ve hücum üçlüsü şöyle olacak kanımca:

-------------Lorik Cana------------

------XXX--------------XXX-----

Pino----------Baros----------Arda


XXX olarak belirttiğim yerlere yeni transfer edilecek Box to Box ve ofansif hücum oyuncusu monte edilecektir.

Bana kalsa Arda'yı forvet arkasında orta saha olarak kullanırım ama taşlar Rijkaard'ın elinde..

5 yorum:

aksilaz dedi ki...

Ulu Rijkaard Cuma günkü maçı hazırlık maçı olarak görseymiş daha iyi olabilirdi.

Atilla Çelik dedi ki...

Eldeki oyuncular da belliydi zaten. Yeni 5 oyuncuyu koyacağına olsa olsa geçen yılki kadronun bir benzerini koyardı ki, o da pek sağlıklı değildi zaten. Eldeki mevcutlarla ancak bu kadardı. Ha, Ali Turan yerine Sabri, Serkan Kurtuluş yerine Hakan Balta'yı düşünebilirdi o ayrı. Kafasının içinde dönenleri o biliyor sadece.

aksilaz dedi ki...

Kafasının içinde birşeyler dönüyorsa sorun yok

Mert Kuyumcu dedi ki...

Merhaba Atilla,

Maça değinmek istemiyorum. Her zamanki gibiydi işte!

Sıkıntı var sıkıntı. Ama öyle defansta ya da orta sahadaki düzensizlik değil... Asıl sıkıntıyı TSL'de 15. haftaya geldiğimizde forette göreceğiz!

Mehmet Batdal ve Milan Baroš'un çok farklı ve bir o kadar da etkili golcüler olduğunu biliyoruz. Ama ya müzmin sakatlıklar sonrası...

Sevgiler.

Atilla Çelik dedi ki...

Merhaba Mert,

Gelecek vaat eden genç bir yabancı forvet alacağız zaten. Onun haricinde Pino ve Kewell gibi isimleri de en uçta kullanabilme imkanına sahibiz. O sorunu böyle aşarız.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails