23 Haziran 2011 Perşembe

Ve Tanrı Erkeği Yarattıktan Sonra Havva’yı Yarattı


Sorumluluk deriz. Attığımız adımları ve yaptıklarımızı izleriz. Hayatı izleriz. Gizemlerini. Sürekli sorular sorarlar bizlere. Sorumluluklar altında eziliriz. Yükümüz ağır gelir bazen. Sorgularız yaşamın anlamını. Sorumluluk benimdir ve kimsenin üstüne atamayız deriz.

Benim sorumluluğum! Benim hayatım!

Ama.. Ama yükünü hafifletmekten bahsediyorum. İyi insanlarla kötü insanları ayırt etmek çok kolay. Bir de hayatlarının kabına çekilenler var. Kendi dünyasında yaşayanlar. Dışarıda gelip geçen hayata el bile sallamayan. Farkında bile olmayan. Özellikle sorumluluk hissiyle dolu olanlar! Bu onları tüketiyordu. Hayata, işe, kendi iç dünyalarına ve birçok gerçeklere karşı hata yapmamaya çalışırlar. Ama bir süre sonra giderek yalnız, herkesi uzaklaştıran insanlara dönüşürlerdi.

Suratsız mı?

Öyle de denebilir.

Endişe ve şüphelerin arasında sıkışmış ve kaybolmuş olurlar. Endişe küpün dolunca insanlar sana gelmezler. Çünkü yenilerini eklemek istemezler. Arada bir endişe küpünü boşaltmak gerekir, yoksa herkesten uzaklaşırsın. Gözlerine baktığında bir sürü yüz görürsün. Hatırlarsın birçok geçişi. Kapınız çaldığında gelenin kim olduğunu anlamanız için bir başkasına ihtiyaç duymazsınız. Belki de bu yüzden Tanrı erkeği yarattıktan sonra Havva’yı yarattı. Herkesin konuşacak, yükü omuzlamanıza yardımcı olacak birine ihtiyacınız olduğunu biliyordu.



Gerçek mi?

Belki de ufak bir hikâye yeterli olacaktır.

Yıllar önce kadın adamın evine gelip evi temizlemesine yardım ederdi. Adam bir gün dayanamayıp sorar:

“Senin evin o kadar kirliyken neden benimkini temizlemeye heveslisin?”

Ve kadın cevap verir:

“Çünkü senin evini temizlerken kendiminkini ne kadar kirlettiğimi düşünmüyorum. Kendi evimi süpürürken kafamdaki tek şey yeri süpürmek oluyor. Ama evinin temizliğine yardım ederken, sana yardım ettiğimi düşünüyorum. Sana duyduğum sevgiyle bu temizlikmiş gibi gelmiyor bana. İçimden geliyor. "


Yaşam tarzınızdan dolayı dağınıklığınız belki ikinizin toplayabileceğinden fazla olabilir. Ama onun yanınızda olmasından memnun olurdunuz.

Değil mi?

4 yorum:

buster dedi ki...

"Yaşam tarzınızdan dolayı dağınıklığınız belki ikinizin toplayabileceğinden fazla olabilir. Ama onun yanınızda olmasından memnun olurdunuz."

Şahane bir yazıya, çok şahane bir laf.

Atilla Çelik dedi ki...

Sen ve Eren'in yazdıkları kadar şahane olmasa da teşekkürler Can'ım :)

buster dedi ki...

Aman be abi övme beni utanıyorum ben =) Ayrıca cidden senden, ordan burdan okuduklarımla yazmayı öğrendim ben, hâlâ da öğreniyorum sanırım ve bu öğrenme işi hiç bitmeyecek eheh.

Atilla Çelik dedi ki...

Sen asıl 10 yıl önce yazdığım Metal yazılarını görecektin. Nasıl ateşli, nasıl gaz böyle. Zevkten ölen pis metalciler gibiydi. Sonra durulduk. Daha aklıbaşında şeyler çıkmaya başladı ve hala da öğrenmeye devam ediyoruz :)

Öğrenmek asla son bulmayacak zaten. Ölene kadar..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails