12 Nisan 2010 Pazartesi

Sıfır Numaralı Adam: Bir Kısım Galatasaray Taraftarı


Kemal Sunal yüz numaralı adam olmakla eş anlamlıdır. Dünkü Galatasaray – Diyarbakırspor maçı taraftarının önemli bir kısmı ise sıfır numaralı adam olarak tarihin karanlık sayfalarına kaydedilmiştir. Sabıkalıdırlar artık. Dün gördüğüm onca şey sonrası mantık sınırlarım zorlandı ve kala kaldım. Bir an hiçbir şey düşünemedim. Bu mudur Galatasaray taraftarlığı diye kendimi sorguladım. Ve eğer buysa Galatasaraylılık, Galatasaraylılık denen şey resmen ayaklar altına alınmış ve bataklığa fırlatılıp atılmıştır dedim. Yok ötesi yani..

Hani maç başladıktan sonra beş dakikalık sessizliği pekala anlayabiliriz. Sözde bu ne olacaktı? Galatasaray armasına ve formasına yakışır bir protesto olacaktı. Eyvallah buna. Ama ya maç boyu sergilenen aptallıklara ne demeli? O da mı Galatasaray armasına ve formasına yakışıyordu. :)))

Bu kadar mantık dışı ve ne yaptığını bilmeyen taraftar grubu olduğu sürece bu takım çok zor mesafe kat eder. Çok zor yani.

Dün neler olmadı ki?

Dün öğrendik ki, hiçbir insan oğlu sinemaya gitmemelidir. Sinemaya giden insan değildir. Adam değildir. Sinemaya giden hayvandır. Bıraktık onu, bir de üzerine sevgili yapan ve sevgilisi olan tam bir hayvan oğlu hayvandır. Ben demiyorum. Pek saygıdeğer dünkü Galatasaraylı taraftarları öyle diyor. Hatta hayvandan saydıkları kişiyi daha sezon başı “Büyük Kaptan” diye, “Metin Oktay Ruhu” diye çağırıyorlardı.

Dün daha neyi öğrendik?

Bir insan hatasız olmalı. Mükemmel oğlu mükemmel olmalı. Eğer ki tek bir hata yaparsan bu takımdan kovulana kadar ayağına topu her aldığında yuhalanacaksın. Öyle böyle değil hem de. Eyvallah. Anlarım. Hata yapmıştır. Fenerbahçe maçı sonrasında parti vererek bir nebze hoş şey yapmamış olabilir. Ama bir de olayın Jo’nun partileri çok sevmesi tarafı var. Atıfta bulunulan nokta bu. Neymiş? Eğlenen adamdan değildir. Sen kim oluyorsun da eğleniyorsun ulan? 7/24 antrenman yapacan olum! Sana eğlence yasak. Eşekler gibi koşturacan.

Ulan madem öyle, soruyorum size. Sizin hiç mi sevgiliniz yok? Hiç mi sinemaya gitmiyorsunuz? Eğer cebinizde para varsa, aşkınızın büyüklüğünden sevgilinize sürprizlerin en kralını yapmaz mısınız? İş hayatınızdan sonra hiç mi eğlenmediniz? Hiç mi belli dönemlerde felekten gün çalmadınız? Sizin Erhan Telli'niz yoktu bunları yaparken ama! Sizi didik didik edenler yoktu. Sizi sizin gibi cahillerin ateşinin önüne atan yoktu!

Hele ki 15-16 yaşındaki taraftarlar! Ulan, siz kimsiniz yahu? Daha hayatın ne olduğunu bilmiyorsunuz, kendi paranızı kazanamıyorsunuz da milyonlar kazanan adamların ne yapacaklarını sorgulamak size mi kaldı? Bir de şampiyonluk için 14 yıl beklemişsiniz güya? Ulan o bekleyiş esnasında siz daha tohum bile değildiniz. Kim gaza getirdi sizleri? Kimler cebinizi paralara boğdu? O diskolu, sinemalı besteniz kaç liraya mal oldu?

Bu mudur Galatasaray taraftarlığı ve Galatasaray teamüllerine uygun olan taraftarlık?

Galatasaray’ın en büyük marşı olan ve bizzat Galatasaray’ın kendisini temsil eden re re re ra ra ra marşını bir ağızdan söylemeye çalışan Galatasaray taraftarlarını yuhalayan sizler değil misiniz? Sizin marşınız lan bu! Kendi marşınızı yuhalıyorsunuz! İnsan mısınız siz? “Are you big player” ile dalga geçen sizler değil miydiniz? Ar yu humın? He?

İnanılır gibi değilsiniz.

Daha Galatasaraylılığın ne olduğunu bilmiyorsunuz. Nasıl protesto edeceğinizden de bihabersiniz. Maç başından sonuna kadar kendi takımını yuhalamak, kendi kaptanına edilmeyecek lafları etmek ne demektir yahu?

Maçın son 15 dakikasında oyuna girip ayağına her topu aldığında yuhaladığınız adamı, daha birkaç ay önce dünya görmemiş malaklar gibi karşılayan ben miydim? Hem de açlıktan kırılan ve bir anda muzu görünce nevri dönen bir maymun misali ben mi sıkıştırdım o adamı havaalanında!

O adamı sürekli yuhaladınız da ne oldu? Elinize ne geçti? Artık mükemmel mi oynayacak o noktadan sonra?

Kendi takımınızı desteklemek adına ne yaptınız dün gece?

Sezon başından beri takımınızı ne kadar ateşlediniz, birbirinizle didişmek ve arabesk türküler çığırmaktan başka? Hangi maçta takımınızı deli gibi ateşlediniz? Hangi maçta rakibi baskı altına aldınız yarattığınız atmosferle? Hangi maçta?

Birçoğunuzun Galatasaray sevgisi ile alakası bile yok. Karşılıksız sevginin ne olduğunu bile bilmiyorsunuz.

Bir oyuncuyu eleştirmek ve aklı başında protesto etmek başkadır. Ki nerede kaldı, ben bile yeri gelince burada Arda’yı eleştirebiliyorum. Ama bu eleştiriler kendisini daha etkin kılabilmesi için futbolu üzerine odaklı. Karakteri üzerine odaklı değil! Ama sizler açık açık karakterine hakaret ettiniz. Sürekli bağrınıza bastığınız 23 yaşında bir çocuğa etmediğiniz hakaret kalmadı. Kaç maçtır sahalarda değilse keyfinden dolayı mı sahada değil? Hepinizden yüzbin kat daha Galatasaraylı olan bir adamın Galatasaraylılığını nasıl sorgulayabilirsiniz?

Kesin bir yargı vardır hani. İnsanoğlunun karakteri üzerine. Karakterli insan ne demektir? Adı üstünde belli bir karaktere sahip olan insan demektir. Sabit, oturmuş, aklı başında ruhu vardır. Kişiliği vardır. Peki sorarım o halde, daha dün bağrınıza bastığınız, Büyük Kaptan dediğiniz, havalimanını “joooo, jooo, jooo” diye adıyla haykırdığınız kişileri, bugün diskocu, sinemacı diye bestelere konu edersen, yuhlayıp durursan, en kötü zamanında sırtını dönersen, itin kıçına sokarsan ne derler sizlere?

Çok ama çok basit..

Karaktersiz derler..

En hafifi de dönek derler dönek..

Siz busunuz işte.

Busunuz…



Not: Alemci topçu istemeyenlere duyurulur. Metin Oktay neciydi. :)

12 yorum:

jacques dedi ki...

Galatasaray Fan Peyçten çıkıp maça giden gençliğin isyanıdır. Yarın bir gün Neill-Baros da ıslıklanır.

Faruk Alpaslan dedi ki...

Arda ve diğer futbolcular vs.. diye ayırmayın protestoyu...
Arda ve Sinema kelimelerine materyal gibi bakın.
O 2 materyal üzerinden tüm takıma verildi ayar...

Arda Turan’ın yuhalanması attığımız ilk gol sonrası Baros’u trübüne gitme biz onlarla muhattap olmuyoruz, hareketiyle geri çağırıp yedek klübesine götürmesi ile gerçekleşti... Arda Turan’ın bu birazda çocukça yaptığı tabir caizse gider, beni de trübündeki pek çok insanı nanılmaz yaraladı... Bazı şeylerin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum...

Arda Turan’a oyundan çıkarken değil, klübeyi pas geçip soyunma odasına yönelince büyük kaptan tezarühatı yapıldı, bu davranışı protesto olarak... Tekrar söylüyorum Sivas maçında kırmızı kart gören arkadaşları ve T.D.nün üzerine rakip oyuncular yüklenmişken onların yanına gitmeyip uzaktan izleyenlerin (Neill ve Santos gitmişti sadece) yedek klübesi ile beraber gösterdikleri birlik beraberlik görüntüsü nazarımda su içen eşşeğe ıslık gibidir...

Jo ile ilgili konuyu da biraz açmak lazım... Jo’nun ayağına top geldiğinde yuhlanması devre arasında ısınırken başladı... Emre Çolak ile pas yapıyordu bir ara ve o sırada yuhlama başladı... Maçın ilerleyen dakikalarında ısınmak için kale arkasına giderken
de yuhlandı... Yanımdaki arkadaşıma Jo’nun oyuna girip girmemesi Rijkard’ın Jo’ ya bakışını gösterecek dedim... Rijkard’da Jo’dan memnun değil ki, onu yuhlatmak için oyuna aldı.. Hani alkışlatmak için futbolcu çıkarır ya T.D.ler son dakikalarda buda onun
tersi bir hareketti bence...

Numaralı’ya gelince; protestoyu önce yuhlamaya çalıştılar, sonra sesleri yetmeyince tezarühat yapmaması ile ünlü bir trübün olarak yaptıkları rerere rarara tezarühatı ile bir şark kurnazığı içine girdiler... Yuhlananın tezarühat değil numaralının kendisi olduğunu
burdaki her fani biliyor ama bunu kullanma kolaycılığını da pas geçmiyor...

İşini yapan yani çıkıp futbolunu oynayan,mücadelesini eden her futbolcu sinema da kapatır, alem de yapar... Kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmez... Sorun bunları yapanların sergiledikleri yetersiz performanstır... Bu hayat tercihleri performanslarını etkiliyorsa, bunun protesto edilmesi de doğaldır...

Atilla Çelik dedi ki...

Sevgili Faruk,

Protesto tabii ki edilecektir takım. Oynadıkları oyun eleştirilecektir. Ama protestonun da bir adabı vardır. Asıl sorun burada. Ruhsuzluklarına dair benim de yazdığım çok yazım var burada. Ama bu onlara hakaret etmeyi, maç boyu dalaşmayı, atılan tek bir gole bile sevinmemeyi haklı çıkarmaz. re re re ra ra ra marşını tutturan taraftara yuh çekmeyi haklı çıkarmaz. Asıl sorun bunlar. Ayarı tutturamamak. Eşşeğin şeyine su kaçırmak..

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Yok Rijkaard yuhlanması için oyuna almış Jo'yu vs. Geçin bunları. Rijkaard içten pazarlıklı bir adam değil bazılarımız gibi.

Bitiyorum ua'nın yaptığı her hareketi savunan insanlara. Hagi'ye hırsız diyenleri de savunanları görmüştüm, Petre'ye bilmem ne ol git diye tezahürat yapanları da, Gerets'in üzerine yürüyenleri de, Necati'ye yumruk atanları da, Hasan'ın kafasına laptop fırlatanları da. Hepiniz çok büyük Galatasaraylısınız. Ders veriyorsunuz. Aferin.

Arda ikiyüzlü, kişiliksiz bir adam olmadığı için tribüne gitmedi. Arda'nın tüm röportajlarında söylediği bir laf vardır. "İyi günümde oldukları gibi kötü günümde de yanımda olur umarım taraftar." şeklinde. Ruh muh hikaye. Tamamen skor taraftarı olduğumuz için takımı anında sattık dün. Sonra Rijkaard'a destek vermişler de falan fistan. Geçiceksin bu ikiyüzlülüğü. Takım Rijkaard'ın takımı. Rijkaard'da kendinin nerede durduğunu basın toplantısında söyledi zaten. Takımın içinde kendisinin de olduğunu.

Sen 2 hafta önce Büyük Kaptan dediğin adamı, 2 hafta sonra sanki çok bir haltmış gibi yaptığın besteye sokarsan, Arda'nın davranışı beni yaraladı demeye hakkın yok.

Tüm önceliği Galatasaray olan bir adama kimse Galatasaraylılık öğretemez. Haddi değildir.

Atilla Çelik dedi ki...

Rijkaard maç sonrası inanılmaz doluydu. Ben onu daha önce hiç bu kadar ateşli bir şekilde yorum yaparken görmemiştim. Anlaşılan Rijkaard inanılmaz dolmuş. Ama o kadar saygılı bir adam ki seyirciye yine de kızmadı. Halbuki o tavırlarının iç yüzünde biraz da serzeniş yatıyordu.

Adsız dedi ki...

plaseyı hanrı gıbı vuruyorum takıp edıyorum senı ve cok begenıyorum yıne guzel bı yorum kardesım numaralıya bagıranlar numaralıdakılerın tırnagı etmez gotunu yırtana kadar bagıran ıyı taraftar mı gorduk dun ne mal oldugunuuzu yenı stadımıza boyle capulcuların alınmaması dılegıyle bedava bılet al beş kurus kazandırma takıma sonra ben buyuk gs lıyım gecınız devır o devır degıl artık

buster dedi ki...

@Faruk: fenerbahçe maçı ahriç 4 haftadır oynamayan bir adamı, "sinema peşinde" diye eleştirmek... gerçekten çok mantıklı. gerçekten çoook ama çook güzel ayar bütün takıma. cidden. helal kim bulmuş bu cin fikri acaba sormak onu lazım.

Sakuragi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Zuzuu dedi ki...

Ustadım bu sayfayı acarken dedim yine Atilla demek istediklerimi yazmıştır diye yine şaşırtmadın beni sağol iyi ki varsın :)))

Galatasaray taraftarı mı yoksa Galatasaray müşterisi mi demem daha doğru olur bize tam olarak çözemedim.Herkesin dilinde pelesenk olmuş biz kar kış demedik, cebimizdeki son kuruşla bilet aldık ,ürün aldık eee sonuç diye hayıflanmak? Bu serzenişi kim yapar???.Parasının karşılığını almak isteyen insanlar yani müşteriler ..Aldıkları ürün bir iki kullanımdan sonra vasatlaşmaya başladıgında da protesto ediyorum paramım hakkını vermiyor diye cazgırlık yaparlar.Galatasaray taraftarı da müşteri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.Tebrikler bonus puanınız ilerki günlerde hesabınıza aktarılacak!!Dün tribünde 14 sene şampiyonluk bekledik diye tezahürat yapanlar daha bıyıkları terlememiş ergenler olunca bastım tribünde kahkahayı.Yahu ben bile 14 sene beklemedim o günleri zar zor hatırlıyorum sen nerden hatırlıyorsun be cocuk:))
Dün Galatasaray taraftarı tıpkı derwall'i antreman sahasında basıp dövme girişimleri yaptıkları gün gibi,tıpkı Hagi'yi yuhladıkları gün gibi ve daha niceleri gibi kara bir leke eklemiştir yeni sayfasına.Dün futbolcusunu kendince haklı (!!!) oldukları için yuhlayan skor taraftarı sen ilk önce taraftar olmanın hakkını ver ki sahadakilerden isteme yüzün olsun.Fener maçında nerdeydi o ıslıkların Alex top aldıgında,Lugano top sürdüğünde ...
Doğru kendi futbolcuna giydirmekle mesguldun...

cebindeki son parayla bilet ürün alıp, kar kış demeden stada gitmekle taraftar olunmuyor bunu her yerde bas bas ben böyle yapıyorum diye yazınca da olunmuyor ...Taraftarlıgında,tribününde adabı vardır yani senin anlayacağın dille raconu...
Sen ilk önce taraftar nedir ne değildir öğren sonra sen değil başkaları seni takdir etsin ki taraftarlıgın birşeye benzesin...

Basıma bir iş gelmeyecekse "Galatasaray müşterisini ve skor taraftarını" SEVMİYORUM....

Seyyid Ali dedi ki...

Boşuna dil döküyoruz bence, bugün gazetelerde Başkanımızın " protestolarda haklılar ,biz dersimizi aldık " sözlerini okuyabilirsiniz.
Nasıl ki Rüştü yıllar önce Fenerbahçe kaptanıyken Aziz Yıldırım'ın adamlarından dayak yediyse, bu da Galatasaray yönetiminin Arda üzerinden futbolculara verdiği bir mesajdır.
Herkes bilir ki Ultraslan denilen oluşum bundan önce pek çok kez yönetimin tetikçisi olmuştur ve oradan beslenir.Amaç tribünden tek bir ses çıkmasını sağlamak, muhalifleri susturmak.
bknz : Fatih Akyel,Hagi,Hasan,Skibbe vs...

Sakuragi dedi ki...

Adnan polat'ın açıklamalarını gördükden sonra daha önce yaptığım yorumu sildim.Boşuna yazmışız o kadar yazıyı...Seyyid ali'nin dediği gibi malesef adnan polat'da açıkca tribüne oynuyor..onlara göz yumuyor..yazık

anfieldyolu dedi ki...

"Başarılar gelir geçer, asaletin bize yeter".

Galatasaray taraftarının çok az sayıdaki bestesinden biri olup, belki de en güzeli. Ancak gel gör ki asalet lafı ile özdeşleşmiş olan Galatasaray, bundan kendini bilmezler yüzünden gittikçe uzaklaşıyor.

Bir de "Ne kadar bilirsen bil, bildiklerin karşndakinin anlayabildiği kadardır". O yerini dibine soktukları numaralı, en öz en güzel en Galatasaray'a has tezahüratla olan bitene cevaplarını verdiler, ama yanlış yaptıkları şey, karşılarındakileri de gerçek Galatasaraylı sanmaları idi. Yuhh sesleriyle karşılık aldılar, bilmiyorlardı ki Galatasaray'ın başladığı yerde, o tezahüratta, herşey biter, karşılarındakileri adam sandılar, çok yazık...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails