4 Eylül 2009 Cuma

Red Circuit - Homeland


1980 ve 90’lı dönemlerde müzik piyasasında az ama öz, büyük isimler yer alırdı. İletişim çağında değildik, ülke olarak bir çok yabancı albüme ulaşamazdık bile, mp3 denen dünya daha doğmamış, zoraki elde edilen çekim kasetler vardı. Çok sevdiğimiz bir grubun bir albümünü elde etmek o kadar kolay olmuyor, elimize geçirdiğimiz zaman her gün defalarca hatim ederek aylar boyu bıkmamacasına dinliyorduk.

Sonra devir değişti. Mp3 devri başladı. İletişim olanakları arttı. Daha önce büyük mesafelerle birbirinden ayrı duran dünya insanları ve ülkeler, global bilgi çağında kapı komşusu haline geldi. Teknolojik imkanlar da arttıkça müzik yapan gruplar o kadar çoğaldı ki, hangi birine yetişeceğimizi şaşırdık. Günümüzde özellikle Rock ve Heavy Metal piyasasında inanılmaz grup fazlalığı var. Eğer hepsini dinlemek isteseydik ömrümüz yetmezdi. Ama geçmişte ömrümüz yetiyordu. Az ve öz, bizi çarpan belli sayıda isim vardı.

Bugünlerde müzik yapan muazzam sayıda grup ve müzisyen olmasına rağmen eskisi gibi içselleştirerek kabullendiğimiz, çok beğendiğimiz ve ‘işte bu’ dediğimiz albüm, grup sayısı fazla olmuyor. Ürünler çoğaldıkça bazı noktalarda verim artarken bazen de verimsiz, çorak topraklarla karşı karşıya kaldık. Son dönemlerde bir çok gruba kulak kabartmama rağmen beğendiğim grup sayısı çok nadir sayılarda kalıyor.

2006 yılında Heavy Metal’in kalesi Almanya’da kurulan Red Circuit isimli Melodik Progressive Metal grubunun 28 Ağustos 2009 tarihli yeni ve ikinci albümü ‘Homeland’ ise beğendiğim nadir grup ve albümler listesine bir anda dahil oldu. Vokalistleri Chitral “Chity” Somapala’nın enfes ve müziği sürükleyen akıcı, temiz, duru sesi ise albüme ayrıca odaklanmamıza neden oluyor. Ne de olsa karşımızda Court Jester, Ivanhoe, Avalon, Domain, Firewind gibi gruplarda vokalistlik yapmış bir isim var. Grubun Vanden Plas ile yakın bağları da söz konusu.

Bazı parçalarına grubun sitesinde kulak kabartabilirsiniz: http://www.redcircuit.de/

Yaşam, hassasiyet, duyarlılık ve duygular üzerine liriklerini kotaran Alman grubu yeni albümüyle tam bir müzik ziyafeti veriyor. Hard Rock, Heavy Metal ve Progressive Metal’den bir çok öğeyi barındıran grup güçlü, enerjik, içten gelen yapısı ile bizi hayata bağlayan bir enerji küpü gibi. Rock ve Heavy Metal ile ilgilenen dinleyicilerin bu albümden çok hoşnut kalacaklarının garantisini verebilirim. Çünkü beni bu aralar hissel anlamda hoşnut, düşünsel anlamda enerjik tutuyorlar. Aslında hayatın yaşanması gerektiğini ve her zaman hayata tutunmamız gerektiği noktasında akü görevi gören bir albüm havasını aldım.

Belki biraz memleket havası, belki de kızgınlık devresini toprağa gömüş… Toprakta ve havada daima umut vardır.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails