3 Mayıs 2010 Pazartesi

RPWL ve Çağrışım


İşe 1997 yılında Pink Floyd derlemeleriyle başlayan Alman Progressive Rock grubu, 2000’den itibaren albümler yayınlıyor. İlk üç albümde derin Pink Floyd etkisini görmek mümkünken, 2005 tarihli albümleri “The World Through My Eyes” ile Pink Floyd etkisinden biraz uzaklaşıp kendi tarzlarını iyice oturturlar. Sonrasında sırasıyla Start the Fire isimli konser albümünü, 2007’de 9, 2008’de The RPWL Experience ve bu yıl da The Gentle of Music albümünü yayınladılar.

Soft öğeler barındıran müzikal yapı içinde, aşırıya kaçmayıp tam tadında yansıtılan klavye-piyano dokunuşları, melodiye önemli katkı sağlayan temiz vokal, doğru yerlerde hakimiyeti eline alan az ve öz solo gitarlar, sınırları çiziyor. Distorşınlı gitarlar fazla olmamasına rağmen, melodi yönünün fazla olması, vokal değişimlerinin müziğe özel bir yön vermesi ve durgun yapının coşkunluğa ulaştığında solo gitarın katkısı, yapılan müziğe daha fazla dikkat etmemiz gerektiğinin altını çiziyor.

Pink Floyd hayranlarının yanında, Soft/Progressive Rock hayranlarının kulaklarına hitap edebilecek melodilerin varlığından söz edebiliriz. Sergilenen sanatın anlaşılabilmesi, biraz üzerlerine düşülmesi ve sabırlı olunması gerekliliğini doğuruyor. Zaten söz konusu anlamlı dünya, gözlere o zaman gerçek yüzüyle görünüyor.

Üretilen sanatın özünde, kendi hayal güçleriyle yarattıkları bir dünya tasviri vardır. Bu tasvirler bir rüyaymış gibi aktarılır. Dünya üzerindeki tezatlıklar birbiriyle çarpıştırılır. Hayallerde yaşatılan dünya renklidir ama olumsuzluklar yakalarını bırakmaz. Bazen hiçbir şey yeterli olmaz. Derin uykuya yatılır. Derin uykularda görülen şeyler, renkli dünya ışımalarıdır. Bazen öteki taraf çekici gelir. Bazen günler yastık üzerinde geçer. Çünkü dışarısı telaştan başka bir şey değildir. Dış dünyanın taşıdığı düşünce huzura ve refaha kavuşursa, mucize gerçekleşecektir. Gökkuşağı ile kaplanmış renkli dünya rüyası temeli burada yatar. İcra edilen durgun sanatın özünde, egemen olan huzurdur. Hayat ve hayatın akışı karşısında sapasağlam durabilmek, geleceğe umutla bakabilmek yönüne derin tasvirlerle bakarlar ve “akan nehir” hayatın kendisi olur. Hayat akmaya devam etmektedir ve edecektir de...

2 yorum:

kalecioyuncu dedi ki...

ben de ilk defa last fm den gelen tavsiye ile silenced ı dinlemiştim. şimdi iyice merak ettim, albümleri dinlemek farz oldu gibi :)

Atilla Çelik dedi ki...

Atmosfer bir grup olduğu için bir anda saracak bir şey değil aslında. Daha çok ruh haline bakıyor. Dingin bir ruh haline kavuştuğumuzda lezzetli bir müziğe dönüşüyor.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails