27 Mayıs 2010 Perşembe

Ruhuma Dökülen Şelale: Nevermore ve Poe


Derken ciddi ve haşin suratıyla bu abanoz kuş,
Kaderimi gülümsemeye dönüştürdü,
'Sorgucun kırkılmışsa da hiç kuşkusuz' dedim
Korkak değilsin sen,
Gecenin kıyısından gelen
Suratsız ve yaşlı kuzgun-
Gecenin Plutonian kıyısındaki saygı değer adın nedir,
Söyle bana.'
Kuzgun dedi ki 'birdahaasla.'

Çok şaşırmıştım bu çirkin kuşun konuştuğunu duyup
Böylesine açıkça,
Pek alakalı olmasa-yanıtı pek anlamlı olmasa da;
Çünkü kabul etmeliyiz ki yaşayan kimse henüz
Mazhar olmadı oda kapısının üstünde bir kuş-
Kuş ya da hayvan görmeye
Oda kapısının üstündeki büstte,
Bir isimle 'birdahaasla' diye.



Edgar Allen Poe ve Kuzgun! Dehşet, korku ve çaresizlik..

Eserlerindeki içeriğe ve yüzüne baktığınızda, Poe’nin “Merhaba ruhumu yakan dünya” dediğini duyumsarsınız. Bir devir yıkmış, bir devir başlatmıştır. Edebiyat tarihinin göstergelerini yerinden oynatmış bu dahi adamın mezar taşının en üstünde aynen şöyle yazar:


“Dedi Kuzgun: Bir Daha Asla”

Dünya tarihinin en iyi edebi eserlerinden ve şiirlerinden olan “Raven” eserinde kuzgun sürekli konuştuğu arkadaşı olur Poe’nin. Nevermore’dur adı kuzgunun. 150 yıl sonra kuzgunun ruhu dirilir bir müzik grubunun adı altında. Söylemleri, müzikleri ve etkileyici unsurlarıyla politika, felsefe, insanoğlu meseleleri ve yer yer insanoğlundan uzak duran tavırlarıyla Poe’nin ruhunu yüzümüze vurmaya başlarlar. İsim ilhamları kuzgundan gelmiştir ve yapacakları işler Poe’nin derinliğinden farksız olacaktır. Yüzeysellikten uzak, dehşet, korku, çaresizlik ve hayal gücü saçan..

Nevermore, Poe’nin bizlere yansıttığı ruh halini yaptığı müzikle aktarıyor adeta. Bir şelale gibi içimize dökülen, bizlere aktardığı ilhamla dizlerimizi titreten, nefesimizi kesen ve bu dünyadan uzaklaştırıp sana ait özel bir dünyaya kapı açan dönüşümün temsilcisidir Nevermore. Hissettirdikleri, verdikleriyle bu dünyanın en güzel şeylerindendirler benim için. İçimi titreştiren, ayaklarımı yerden kesen, gözlerimi dolduran, ruhumu kabartan, bana haz ve mutluluktan öte şeyleri veren… Onlar kesinlikle Poe’nin ve Kuzgun’unun günümüzde varolmuş haliler. Parçalarında sık sık geçen "grave" kelimesi ise Poe'nin mezar taşındaki kuzguna bir atıf tadındadır.


Ben siyah efendiyim
Ben köleyim
Dünyamız ölürken
Hepimiz safız

Ben karanlığım
Ben mezarım
Nefret etmeyi seveceğin sesinim

Dünyayı ya da kendini sorumlu tut
Ya da sadece değiştiremeyeceğin şeyleri kabul et

Kan ve kemiklerle değerli taşlarını istifle
Kendini diğerlerinden ayıran duvarı inşa et
Kendini paramparça et ve arkadaşlarını öldür
Kendini diğerlerinden ayıran duvarı inşa et

İşte duvarı inşa ettiğin gün dünyamız öldü
Duvarı inşa ettiğin gün bir alçak oldun


Günlerdir nefesim kesiliyor. Sürekli yazmak istiyorum ama hazzın fazlalılığı yazdırmıyordu. Albüm üzerine yazdırmıyordu ama haftalardır burada deliler gibi yazıp duruyorsam Nevermore’un yeni albümü suçludur bundan. Nevermore’un 31 Mayıs tarihinde çıkaracağı The Obsidian Conspiracy albümünü üç haftadır dinliyorum. Her gün, kesintisiz ve bıkmamacasına. Şimdiden bana göre 2010 yılının tartışmasız en iyi albümüdür.

Nevermore şekil değiştirmiştir. Olgunluk, daha fazla ustalık, daha epik bir güç, hız ve sertliği ehlileştiren bir dervişlik, muazzam müzik birikimi, muhteşem bir vokal performansı ve nihayetinde benliğimi kaybedişim. Her dinlemede daha çok bağlanıyor, seviyorum. Her dinlemede farklı duygular ve tatlar alıyorum. Anlatamıyorum da..

Gitarist Jeff Loomis’in ustalığı her geçen gün büyüyor. Alamet-i farikasını oluşturuyor Nevermore ruhunun. Warrel Dane ise Kuzgun’un söylemek istediklerini akıllara durgunluk verecek şekilde yansıtıyor bizlere. Opera eğitiminden geçen, 5-6 oktavlık bir sese sahip olan Dane, bu albümde kendisini öyle geliştirmiş ki kelimeler kifayetsiz kalıyor. Bir ses düşünün. Albüm boyunca asla aynı şekil ve tempoda kalmayan. Her şarkıya özel bir ruh katabilmek için değişip duran. Birinci şarkıdaki vokal yapısı ile dördüncü şarkıdaki vokal yapısı birbirinden bağımsız olan.

“And The Maiden Spoke” ya da "She Comes In Colors" parçasına kulak kabartın. Beş dakikalık parça içerisinde dört-beş farklı vokal ve farklı ruh stiline şahitlik edin. Kulaklarınıza çalınan o sesin ustalığı ve derin ruhu karşısında çaresiz kalın. Şarkının ruhu ve özü değiştikçe Dane’in muazzam sesi de değişiyor o ruhun rotasına göre. Her dinleyiş sonrasında kendime şunu söylüyorum Dane hakkında:

“Ne zaman, nerede, nasıl bir ses kullanmak gerekiyorsa tam zamanında, mekanında ve tadında kullanmış.”

Kulaklarınızı storyteller tarzı vokal stiliyle beslediğiniz an, işte o an çöküşünüzün geldiği zamandır. Nevermore bunu her zaman yapıyor. Ne zaman storyteller tarzı bir vokal stiline yatay geçiş yapıp müziği ona göre uyumlaştırsalar içimde bir şeyler kırılıyor. Tam o an, dünyam şekil değiştiriyor, yeni bir boyut açılıyor karanlık bir evrene, o evrenin derinliklerinden sesler çalınıyor kulaklarıma. Warrel Dane tarafından…


Sağa dön, sola dön
Eğer hatalarım için beni yargılamak istersen
Ruhum gitmek için heveslidir

Acı veren hayallerimde uyanık,
Anlaşılır ve zıtım.
Uyuyor, rüya görüyorum aşağıdaki dünyada
Takıntılı ve yeniden doğmuş gibi

Ayın yükselişini hissediyorum
Kafamın içinde
Hissediyorum
Söylenmeden bırakılmış her şeyin sonuçlarını


Yeni albüm bir önceki albümlere nazaran daha fazla duygu ve ruh odaklı. Onlar gibi aşırı enerjik, çok gaz değil. Daha sofistike ve mistik odaklı bir ruh düzleminde yapacağını yapıyor. Her albümün son parçasında Nevermore’un yaptığı bir şey vardır. O da ilgili parçanın en karmaşık, gaz, enerjik, değişken ve komplike olmasıdır. Bu yönüyle albümlerin son parçaları epik bir destan havasındadır. Ayrıca Nevermore’un her albümünün sonundaki parça, albüme ismini verendir. Destansı havasıyla şaşkınlık dalgalarına maruz bırakırlar bizi. Çünkü coşkunun en üste taşındığı köprüdür burası.

Albüm kapağını bir önceki albümde olduğu gibi Katatonia, Opeth ve Riverside gibi grupların albüm kapakları tasarımlarından tanıdığımız ve bu müzik türünün en iyi grafikerlerinden biri olan Travis Smith yaptı. Smith’in yaptığı albüm kapakları ise oldukça derin, kaotik ve ilgili grubun müzik ruhuyla ilintilidir.


Güney kıyılarına götür beni
Kolayca görülmeyen boşlukların içinden
Daha fazlası için arayışım

Yüksek bir yere götür beni
Kolayca görülmeyen boşlukların içinden
Bazı şeyler sadece açıklanamaz

Yeniden buradayız
Aldatıcı kurnazlık vadisinde
Nereye gider
Akıntıya karşı mı yüzer
Ya da kim ne biliyordur ki
Kader, sessizlik, ruhun doğruluğu hakkında

Bir kez daha söyleyeceğim
Dünya hala düzensiz, eğrilen burkulan bir küredir
Kimsenin bir şey anlamadığı

Şu kayaların ardından büyüyen şey
Trajedinin hızlı bir hissi olsa gerek
Ve zaman durdu



Benim için de zaman durdu Nevermore.. Benim için de… Üç haftadır.. Poe’nin karanlık ruhu gibi peşimdesiniz.. Ruhumu yakan dünyada..


http://www.youtube.com/watch?v=iVLtkrryj4M

http://www.youtube.com/watch?v=rW3tnXlYHmo

4 yorum:

Ahmedigo dedi ki...

Şarkıları hiç dinlemedim, grubu da duymadım ama The Raven benim için şiirde bir zirvedir. İngilizcesi apayrı bir tat veriyor. Bir de Simpsons Treehouse of Horror versiyonu var The Raven'ın. Bart kuzgunu oynuyor.

Atilla Çelik dedi ki...

Yanlış hatırlamıyorsam bir de Masters of Horror serisinde Poe'nin Black Cat isimli eseri sinema tadında yayımlanmıştı. O da çok güzeldi. Poe'nin eserleri dediğin gibi aslen İngilizce olarak muhteşem oluyor. Türkçe'ye çevirmek istediğin an özü kayboluyor ve 4-5 katlık his kaybı oluyor.

Knock knock dedi ki...

"Düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara" diyor Poe, toplu eserlerinden birinin arka kapağında. Youtube azizliğinden bu sefer açamadım linkleri, ama müzikten aldığın heyecana inanılmaz saygı duyuyorum. Umarım açılır da, kendi payıma birşeyler çıkarabilirim.

Atilla Çelik dedi ki...

Merhaba Selen Hanım,

Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Müzik konusunda zannedersem çok coşkulu ve çocuk gibiyim. Müzik söz konusu olduğunda resmi bir dille pek ifade edemiyorum içimdeki o ilhamı. Çünkü bana çok şey anlatıyorlar ve sadece müzik olduğu için, tınıları için içine girmiyorum, bana ne verdiğini, ne anlattığını ve hissettirdiğini paylaşmak istiyorum her seferinde.

Youtube açamıyorsanız şu bağlantıdan sorunu nasıl halledebileceğinize erişebilirsiniz:

http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2010/04/youtubea-giremeyenler-sorununuzu.html

Sevgiler..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails